
Akciğer zarları arasında sıvı toplanmasının iki temel nedeni vardır:
- Akciğer zarlarını besleyen damarlarda kan basıncının artması ya da kanda protein miktarının azalması gibi sistemik sorunlar
- Akciğer zarlarının sıvıya geçirgenliğinin artmasına neden olan yangısal (= iltihabi = inflamatuvar) süreçler (enfeksiyonlar, kanser, romatizmal hastalıklar vb)
Klinik tablo:
Akciğer zarlarında su toplanan hastaların en sık tanımladığı yakınmalar, nefes darlığı, göğüs ağrısı, halsizlik ve enfeksiyonu olanlarda ateş yüksekliğidir. Sorunun nedenine bağlı olarak, yakınmalar birkaç gün ila birkaç aydan beri devam ediyor olabilir.
Tanı:
Akciğer zarında sıvı toplanmasının tanısı iyi bir muayene ve akciğer grafisi ile konulur. Bazen altta yatan asıl sorunun belirlenebilmesi için tomografi çekilmesi gerekir.
Tanıya yönelik temel inceleme, bir enjektör ile sıvı örneğinin alınması ve bu örneğin doktorun klinik değerlendirmesine paralel olarak biyokimya ve/veya mikrobiyoloji ve/veya patoloji uzmanlarınca analizinin yapılmasıdır. Bu incelemelerle tanı konulamayan hastalarda, akciğer zarından biyopsi alınması gerekebilir.
Tedavi:
Tedavi, sıvı toplanmasına neden olan ve sözü edilen incelemeler sonucunda belirlenen hastalığa yönelik olarak yapılır. Hastada nefes darlığına yol açacak düzeyde sıvı toplanmışsa, rahatlatmak amacıyla, bir enjektör aracılığıyla sıvı boşaltılabilir.
Yineleyen sıvı toplanmalarında izlenecek yol konusunda, hekim-hasta görüşmesiyle karar verilir. Belli aralıklarla, hasta ihtiyaç duydukça enjektörle sıvı boşaltılmaya devam edilebilir ya da sıvının tekrar toplanmasına engel olabilmek için akciğer zarlarını yapıştırmaya yönelik bir girişim yapılabilir. Her iki yaklaşımın avantaj ve dezavantajlarının hekim tarafından hastaya anlatılması yararlı ve gereklidir.